Erken Yaşta Yabancı Dil Öğrenen Çocuklar Daha Başarılı Oluyor

Bu ayki temamız çocuklara dünyayı keşfedebilecekleri, farklı ülkelerle ve kültürlerle tanışabilecekleri oyunları içeriyor. Farklı ülkelerde yaşayan insanlarla iletişim kurabilmemizin temel yolu da elbette yabancı dil bilmemizden geçiyor. Bu hafta sizlerle özellikle son yıllarda yaygınlaşan erken çocukluk döneminde yabancı dil öğrenimi ile ilgili görüşleri paylaşmak istiyorum. 


Dil, tüm zihinsel süreçlerimizle iç içedir. Dil ve zihin birbirine paralel gelişir. Bu sebeple çocuğun dil gelişimi onun tüm zihinsel gelişimini destekler. Bebekler dünyaya geldiklerinde, doğdukları ortamda konuşulan dili öğrenme potansiyeline sahiptirler. Aslında tüm bebekler doğdukları andan itibaren tüm sesleri çıkarabilme yetisine sahiptirler.  Ama zaman geçtikçe sadece etrafında konuşulan dildeki sesleri tekrar eder ve bu şekilde öğrenir hale gelirler. Yapılan araştırmalara göre çocukların beyinlerindeki dil gelişimi iki yaşında başlamakta ve bu gelişim ergenlik dönemine kadar sürmektedir. Çocuk bu dönemde yabancı dil öğrenmeye başlarsa yabancı dili de ana dili gibi rahatlıkla öğrenebiliyor. Araştırmalar gösteriyor ki, erken yaşta yabancı dil eğitimi alan çocuklar ilerdeki eğitim hayatlarında akranlarına göre daha başarılı oluyor. Erken dönemde kazanılan yabancı dile yönelik bu yatkınlık çocukların bilişsel gelişimine de büyük katkı sağlıyor. Dilbilimciler okul öncesi dönemde yabancı dil öğrenen çocukların problem çözme yetilerinin de daha güçlü olduğunu düşünüyor. Erken yaşta verilen yabancı dil öğrenimi çocuğun ana dilinde de anlama kabiliyetini arttırıyor. 

Yabancı dil öğrenmeye ne kadar erken yaşta başlanırsa dili öğrenmek o kadar kolaylaşır. Dil gelişiminde kritik bir dönemin varlığı pek çok araştırmayla ispatlanmıştır. Yabancı dil öğrenmede en uygun yaş yedi ve altındaki yaşlardır. Bu dönem ergenliğe kadar devam eder. Ergenlik dönemine girdikten sonra ise dil öğrenimi çocukluk dönemine göre daha zorlaşır.  Aslında okul öncesinde yabancı dil öğretiminin amacı yabancı dili çocuğa ana dilini öğrendiği gibi edindirmek değil, kendi dili ve kültürünün dışındaki dillerin ve kültürlerin varlığının bilincini vermektir. Çocuklar günlük hayatta ikinci dili aktif olarak kullanmadıkları için öğrendiklerini unutsalar bile, yabancı dile karşı merakları artmakta, farklı bir dil ve kültür olduğunun farkına varmaktadırlar. İki dillilikte olduğu gibi, erken yaşta ikinci dil öğretirken, ana dilin de mutlaka çok iyi öğretilmesi gerektiği de unutulmamalıdır. Eğer çocuk iki anadil ile yetişmiyorsa, yabancı dili kendi anadilini rahatça konuşabilmeye başladıktan sonra öğrenmelidir. 



Uzm. Psk. Melis Özmen

Paylaşmak ister misin?