Çocuklarda Rekabet Duygusu ile Özgüven Gelişimi
Bugün sizlerle çocuklarda rekabet duygusunun ve özgüvenin gelişimi ile ilgili paylaşımda bulunmak istiyorum. Örneğin, saklambaç, yakalamaç, yerden yüksek, kutu oyunları gibi rekabet içeren oyunlar, çocuklarin rekabet duygusunu en güvenli ve eğlenceli sekilde yasamalarina yardimci oluyor. Elbette bu saydığım oyunların hepsinin kendi içinde çocukların gelişimine, rekabet duygusu dışında çok büyük desteği olan farklı anlamları da var. Ama şimdilik bu detaylara girmeden rekabet üstünden devam ediyorum.

3-7 yaş arası çocukları olan aileler genellikle bu konuda iki farklı görüşe sahip olabiliyor. Bir grup hayatın içinde rekabetin olduğunu düşünerek, çocuklarının bunu şimdiden öğrenmeleri gerektiğini savunuyor. Bu sebeple birlikte rekabet içeren oyunlar oynadıklarında çocuklarına kaybetme duygusunu yaşatıyorlar. Diğer grup ise çocuklarının kaybettiklerinde çok üzüldüklerini gördükleri için, her seferinde çocuğun yenmesine izin verdiklerini söylüyor. Bugüne kadar gözlemlediğim kadarıyla bu iki grubun da ortak özelliği genellikle çoğu kişi yaptığı şeyin tam olarak doğruluğundan emin olamıyor. Biz çocuk psikologları için rekabet içeren oyunların ayrı bir önemi vardır. Özellikle bu yaş grubundaki bir çocukla çalışıyorsak, aileye sorduğumuz sorular arasında rekabet içeren oyun sorularımız olmazsa olmazlarımız arasındadır. İlk sorumuz ailelerin çocuklarıyla böyle oyunlar oynayıp oynamadıklarıdır. Eğer bu soruya cevabınız evet ise ilk adımı hakkıyla yapıyorsunuz demektir. İkinci sorumuz ise, bu oyunlarda kazananın kim olduğu ve çocuğun ne tepki verdiğidir. İşte bu soruların cevapları bize, sizin çocuğunuzla olan ilişkinizle ilgili bir sürü ipucu vermektedir. Aslında bu işin net bir doğrusu ya da yanlışı yoktur. Zaten amacımız doğru mu yapıyorsunuz yanlış mı diye bakmak da değildir.

Peki bunun dengesi nasıl olmalıdır? Aslında cevabımız sorunun içindedir. Anahtar kelimemiz, her konuda olduğu gibi “Denge”. Burada denge dediğimizde yarı yarıya olmalı gibi algılanmasın. Aslında denge, çocuğun yaşına göre, o dönem içinde bulunduğu psikolojik döneme göre, kardeşinin olup olmamasına göre değişmektedir. Ben ailelerle konuşurken bir tavsiyede bulunuyorsam, öncelikle onun altında yatan sebebi anlatırım çünkü bu şekilde onların da bu dengeyi daha rahat oturtabileceklerine inanırım. O zaman öncelikle rekabet içeren oyunlar çocuklar için neden önemlidir ona bakalım.

Normal gelişim sürecinde 3-7 yaş arası çocuklarımız, Freud’un kuramına göre, Oidipal dönem dediğimiz bir döneme girmektedir. Bu dönemin bir çok farklı ve önemli özelliği vardır elbette ama ben bizim konumuzla ilgili olan kısmına değinmek istiyorum. Bu dönemde klasik aile yapısında, erkek çocuğun anneye olan aşkını ve babayla rekabetini görürken, kız çocuklarda tam tersi babaya olan aşkı ve anneyle rekabeti görmekteyiz. Bazı çocuklarda bu durum çok net gözükürken, bazı çocuklar bu durumu bu kadar açıkça yaşamazlar. Onlar daha çok bu durumu oyunlarına ve resimlerine yansıtırlar. Yani gördüğünüz gibi rekabet aslında dönemsel olarak normal gelişimin bir parçasıdır. Erkek çocuk için özellikle bu oyunları babasıyla oynarken, “Ben babamı bile yendim” duygusunu yaşaması, kız çocuklar içinse “Annemi bile yendim” duygusunu yaşaması, özgüven gelişimleri için çok önemlidir. Yani çocuğunuzun sizi yenmesine her izin verdiğinizde, aslında onun özgüven gelişimini desteklemiş oluyorsunuz. İkinci seçeneğimize geri dönersek çocuğun kazanamama duygusunu yaşaması gerektiği inancına da şu şekilde katılmaktayım; çocuk elbette bu duyguyu bir gün yaşayacak bu yüzden öncelikle en güvendiği, en korunaklı olduğu ortamda yani aile ortamında yaşayıp bununla nasıl başa çıkacağını öğrenmesi daha kolay olacaktır. Fakat bunun da dozunu abartmamak gerektiğine inanıyorum.

Benim genel olarak tavsiyem hep şu şekilde olur, çocuğunuz 3-4-5 yaşlarındaysa, rekabet içeren oyunlar oynadığınızda çok büyük oranda onların sizi yenmesine izin vermeniz iyi olacaktır. Çocuğunuz 6-7 yaşlarındaysa bu dengeyi biraz daha ortalamaya çekebilirsiniz çünkü artık duygusal olarak daha güçlenmiş olacaktır. Yani 5 kere onun yenmesine izin veriyorsanız 2-3 kere de siz kazanabilirsiniz. Burada elbette çocuğunuzun tepkileri de çok önemli, eğer kaybettiğinde çok büyük tepkiler gösteriyorsa henüz bu dengeye hazır olmayabilir. Ya da kardeş kıskançlığı yaşıyorsa ki kardeş onun için en büyük rakiplerden biri olacaktır o dönemde, duygusal anlamda daha fazlasını kaldıramayabilir. Böyle bir durumda onun özgüvenini desteklemek aslında rekabet duygusunu öğretmekten çok daha öncelikli olmalıdır. Yani dengenin ölçüsü, çocuğunuzun o dönemki sosyal ve duygusal ihtiyaçları oluyor. İşte bu yüzden bu sorunun net bir doğrusu ve yanlışı yok. Cevap her zaman olduğu gibi çocuğunuzun iç dünyasında. Onun dünyasına girmenizin en kolay yolu ise oyun... :) 

Hepinize bol oyunlu, bol eğlenceli günler dilerim.

Uzm. Psk. Melis Özmen







Paylaşmak ister misin?