Çocuklar Neden Çabuk Sıkılıyor?
Çocuklar, anne babalarıyla fazla zaman geçiremediklerinde, uygun bir aktiviteye yönlendirilemediklerinde ya da belli bir rutinin dışına çıkamadıklarında sıkılırlar. Bu gayet normaldir. Buna karşın uzmanlar, son yıllarda çocukların sıkılmaya başlama süresinin kısaldığını, ayrıca dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ya da bazı öğrenme güçlüklerinde artış olduğunu belirtiyorlar.

Çocuğunuzun çabuk sıkılmasının nedenlerini anlamaya çalışırken iyi bir gözlemci olmamız gerekmektedir. Zaten anneler genellikle bu konuda uzmandır. Yoğun iş temposunda ya da ev işleriyle uğraşırken bu kimi zaman oldukça zor olabilse de aslında çok uzun saatler ayırmadan, bazen basit bir etkinlikle de onun tüm sıkıntısını dağıtabilir, yüzünün yeniden gülümsemesini sağlayabiliriz.

“Bizim zamanımızda…”

Hemen hemen hepimiz anne babamızdan "Bizim zamanımızda..." ile başlayan cümleler duymuşuzdur. Çoğumuz bunu kendi çocuklarımıza da söyleriz. Çocukluğumuzdaki kısıtlı olanaklarımızla daha az can sıkıntısı yaşadığımızı düşünürüz. Bir günde tek bir çizgi filmin gösterildiği televizyonumuz dışında teknolojik bir eğlence aracına sahip değildik, seçeneklerimiz kısıtlıydı fakat çoğu zaman yapacak daha çok şey bulabilirdik.

Günümüz çocuklarınınsa önüne yığılan seçenek fazlalığı zamanla doyumsuzluk duygusu geliştirmesine neden olurken teknolojik araçlarla oluşan yüksek uyaranlar da beyinlerinin daha düşük düzeyde bir uyaranla karşılaştığı zaman işlevinin azalmasına, dikkat süresinin kısalıp çabuk sıkılmasına neden olur. Aynı zamanda fazla teknolojik araçlara yönelerek anne babayla ilişkilerini azaltan çocuklar, sonraki yıllarda da çevre ve toplumla sağlıklı ilişki kurmakta zorlanan bireyler olurlar.

Sosyal Becerilerin Gelişmesine Yardımcı Olun

Çocukluğun ilk yılları kişilik gelişiminde çok önemlidir. Erken çocukluk döneminde ebeveyn çocuk arasındaki ilişki ve paylaşım, çocukların ileriki yaşlarındaki sosyal ve duygusal kişiliğini belirleyecektir.

Özellikle 3 yaştan 4 yaşa geçiş, bebeklikten çıkıp hızlı gelişme gösterebileceği, dil ve sosyal becerilerini kazanmaya başladığı dönemdir. Bu amaçla çocuğumuzu yönlendirebileceğimiz 3 yaş etkinlikleri de ayrı bir önem taşır.

3 yaş civarındaki bir çocuğu oyalamak, bazen her şeyi kurcalayan bir bebeğin peşinde koşmaktan daha zor olabilir. Ancak onları doğru aktivitelere yönlendirebilirseniz, hem dikkat sürelerini uzatabilir hem de daha sağlıklı bir gelişim sağlayabilirsiniz.

Ortak Aktivitelere Zaman Ayırın

Çocukların ilk arkadaşları anne babalarıdır. Çocuğunuzla geçireceğiniz kaliteli zaman, onun duygusal ve sosyal beceriler geliştirmesine yardımcı olmanın yanında, fiziksel ve zihinsel gelişimine de katkıda bulunabilir.

Özellikle 3 yaş etkinlikleri olarak, onu basit gündelik işlerimize dâhil edebilir, motor kaslarını geliştiren, derinlik, genişlik gibi boyutları kavramasını, nesneleri sınıflandırmasını öğreten oyunlar oynayabiliriz.

Bu amaçla geliştirilen 3-7 yaş pedagog onaylı aktivite kutusu ile çocuklarınız, gelişimi için edinmesi gereken; motor gelişimi, dil, keşfetme, yaratıcılık gibi aşamaları gerçekleştirirken aynı zamanda eğlenceli, defalarca sıkılmadan oynayabileceği aktivitelerle de birlikte verimli saatler geçirebilirsiniz. Sonuç olarak; sağlıklı sosyal ilişki geliştirebilen, yaratıcılığı ve merak duygusu desteklenmiş çocuk, kendine yetmeyi bilen, güçlü ve öz güven sahibi bir birey olarak yetişecektir.
Paylaşmak ister misin?