Anne Baba Olarak Stiliniz Nedir?
Dünyanın en iyi annesi bendim:
Kendi çocuklarım olana kadar!
Anonim

Anne babalık zor zanaat. Bir elinizdeki kitaba bakıyorsunuz, bir evinizdeki çocuğa: Olmuyor, evdeki çocuk kitaba uymuyor! Yine de anne baba olarak elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorsunuz. Peki anne baba olarak neyi nasıl yapıyorsunuz? Kendinize hiç dışarıdan baktınız mı? Bakmanızda fayda var, çünkü çocuğunuzla beyin bağı kurabilmenin ilk adımı, aynanın karşısına geçmektir.

Ayna ayna söyle bana, ben nasıl bir anneyim/babayım acaba?

Araştırmalar, temel olarak 4 farklı tipte ebeveyn olduğunu ortaya koyuyor:
1. Otoriter
2. Müsamahakar
3. İhmalkar
4. Dengeli
Elbette sınıflandırmalara her zaman temkinli yaklaşmak gerek, çünkü her ailenin ve çocuğun dinamikleri farklı. Yine de bu 4 modelden biri, size kendinizle ve çocuğunuzla ilgili genel bir fikir verebilir.

Gelin hepsine teker teker göz atıp sizi tanımaya çalışalım.

Anne bir kategoride, baba apayrı bir kategoride olabilir. Herkes aynaya tek başına baksın lütfen!

Otoriter aileler: “Ya benim dediğim olur ya da benim dediğim olur!”
Anne baba portresi: Otoriter anne baba, çocuğu sürekli eleştirir, omuzlarına gerçek dışı beklentiler yükler. Duygusal olarak çocuktan uzaktır. Çocuğun duygularını önemsemez. Genelde çocuğun olumsuz tarafına odaklanır: “Yine odanı toplamamışsın”, “Bir kere de 100 alacak mısın acaba sınavdan”, “Sana kaç kere şu bardağı masanın kenarına koyma, devrilecek dedim!” “Bitir şu yemeği, oynayıp durma!” Eleştirirken hakarete ve fiziksel tacize de başvurabilir.
Çocuk portresi: Bu anne babaların çocukları sürekli mükemmel olma çabası içindedir. İtaatkardır. Bir taraftan da “ne yapsam boş” hissi taşır, çünkü “ağzımla kuş tutsam da annem babam tatmin olmaz”, diye düşünür. Sonuç olarak, çocuk, aşırı yüksek beklentileri asla karşılayamayacağı hissine kapılarak mutsuzlaşır. Genelde gergindir. Ortalama bir öğrencidir. Lider değil, takipçidir.

Otoriter stilin çocuk üzerindeki diğer olumsuz etkileri nelerdir?

- Çocuğun zihinsel sağlığı olumsuz etkilenir. “Sürekli bir şeyleri yanlış yapıyorum, demek ki bende ters olan bir şey var” duygusuna kapılır. Bir süre sonra gerçekten böyle olduğuna inanır ve özsaygısı darbe alır.
- Kendini sürekli anne babanın doğrularına göre değerlendirdiğinden, kimliğini bulmakta güçlük çeker.
- Anne babayı asla mutlu edemediği için onların sevgisini yitireceği korkusunu taşır; sağlıklı bir güven ilişkisi kurmakta zorlanır.
- Hata yapacağı ve ailesi tarafından azarlanacağı ya da eleştirileceği korkusuyla yaşar. Risk almaz, çekingen davranır. Yetenek potansiyelini, kapasitesini, doğal eğilimlerini keşfetmesi bu nedenle zordur. Hatalardan öğrenme fırsatı kısıtlanır.
- New York Üniversitesi Langone Tıp Merkezi, bu çocukların kendilerini rahatlatmak için yemek yemeye yöneldiğini tespit etmiş. Bu çocuklar yetişkinlikte de devam eden obezite sorunu yaşayabiliyor.

Otoriter olduğunuzu düşünüyorsanız ne yapabilirsiniz?

- Çocuğunuzu biraz rahat bırakmayı deneyebilirsiniz. Bardağı masanın kenarına koyuyorsa bir dahaki sefere uyarmayın. Bırakın bardak devrilsin! En kötü ihtimalle kırılır ve yerler su içinde kalır. Sizin burada bir rolünüz olacaksa, bu rol ona cam bardak yerine plastik bardak vermek olabilir. Yerleri çocuğunuz temizleyebilir. Sorunu kendisi düzeltmek zorunda kaldığında bir dahaki sefer aynı şeyi tekrar etme olasılığı da azalmış olur.
- Çocuğunuzun mutlaka olumlu özellikleri vardır. Bunları onun yanında dile getirin. Sadece olumsuza odaklanarak kendini olumsuzluklar bazında tanımlamasına ve yetersiz hissetmesine izin vermeyin. Onu tek başınayken eleştirin, topluluk önündeyken övün.
- Her şeyin mükemmel olması beklentisinden vazgeçin. Mükemmel iyinin düşmanıdır. Üstelik çocuk bir süre sonra “nasılsa mükemmel olmuyor” diye toptan vazgeçebilir. İstemeden çocuğunuzun okul ve hayat başarısının önündeki engel siz olabilirsiniz. Bu yöntem amacına hizmet etmez. Tersi etki yaratır.

Müsamahakar aileler: “Saldım çayıra mevlam kayıra” modeli
Anne baba portresi: Bu tip anne babalar, çocuklarına karşı sevgi doludurlar. Aman çocuğumuzun yaratıcılığını kısıtlamayalım, özgür birey yetiştirelim endişesiyle kural ve sınır koymaz, en ufak disiplin kurmazlar. Çocuklarıyla “arkadaş”tırlar. Cümleleri, “Olur mu?”, “Tamam mı?” gibi, hep çocuktan onay bekleyen bir şekilde biter. Çocuğa “hayır” diyemezler. Deseler bile çocuğu susturmak için biraz sonra “evet”e dönerler. Tutarsızdırlar. Çocuktan pek beklentileri yoktur, her durumda seçimi çocuğa bırakırlar.
Çocuk portresi: Jean Jacques Rousseau, “Acınası bir çocuk yetiştirmek istiyorsanız, çocuğa küçük yaşta istediği her şeyi verin” derken bu aile tipine sesleniyor gibidir. Bu ailenin çocuğunu süpermarketlerde “bana neee, o çikolatayı alacaksın işteee” diye zırıl zırıl ağlarken, yerlerde dövünürken görebilirsiniz! O sırada anne bir taraftan çocuğu yerden kazımaya çalışırken, bir taraftan etrafa özür dileyen bakışlar ve gülücükler dağıtmaktadır. Bu çocuklar talepkar ve mızmızdır. Anne babasını kolayca manipüle edebileceğini öğrenmiştir, onları adeta parmağında oynatır. Hangi talebini kimden elde edeceğini bilir. Her istediğini yaptırır.

Nezaketten yoksundur. Okulda genellikle ortalama ya da kötü öğrencilerdir. Bu çocuklar da büyüdüklerinde, liderden çok takipçi özellikleri gösterir.

Müsamahakar ebeveynlik stilinin çocuğa diğer olumsuz etkileri neler?

- Araştırmalar, bu tarz ailelerin yetiştirdiği çocukların genellikle antisosyal ve özsaygısı düşük bireyler olduğunu ortaya koyuyor.
- Ayrıca bu tarzı benimseyen ailelerin çocukları, yetişkinlik döneminde de “bencil”, “sorumsuz”, “şımarık”, “düşüncesiz” olarak tanımlanan kişiler olabiliyor.
- Çocuk hayata kuralsız ve sınırsız bir ortamda başladığı için, okul çağına geldiğinde aşırı sıkıntı çekebiliyor. Bazen hiperaktif ya da dikkat dağınıklığı tanısı alıp ilaç kullanabiliyor.

Müsamahakar bir stiliniz olduğunu düşünüyorsanız ne yapabilirsiniz?

- Çocuğa sınırlar koymanız gerekir. Kural koymak, onu sizden soğutmaz. Sevgisini eksiltmez. Uzaklaştırmaz. Aksine, çocuk, sınır koymayan aileye güvenemez. Sınırlar ve kurallar olduğunda kendini güvende hisseder. Güven duygusu da, okul başarısından hayat başarısına her şeyin temelini oluşturur.
- Küçük yaştan itibaren ev içinde kurallar hep birlikte belirlenmelidir. Çocuk da bu sürece dahil olursa kuralları daha çok benimser.
- Ailedeki herkes kurallara uymalıdır. Belli saatlerde evdeki bilgisayar ve televizyon ekranları kapalı tutulacaksa, sizin için de aynı kural geçerlidir. Unutmayın, çocuklar söylediklerinizden çok yaptıklarınızdan etkilenirler.
- “Hayır” dediğinizde, “hayır” anlamına gelmelidir. Bir dakika önce hayır dediğinize bir dakika sonra evet derseniz olmaz.
- Anne ve baba tutarlı olmalıdır. Biriniz iyi polis diğeriniz kötü polis olursa, çocuk kimi nasıl manipule edeceğini öğrenir.

Diğer iki aile tipi ve önerilerim bir sonraki yazıda sizi bekliyor.


Dr. Bahar Eriş
"Her Çocuk Üstün Yeteneklidir" ve "Anne Beynim Aç" kitaplarının yazarı
Paylaşmak ister misin?