Yeni Ebeveynler için Sosyal Medya Kılavuzu
Anne baba olmak için bir eğitim ya da ehliyet almıyoruz. Biyolojimize, gözlemlerimize, doktorlarımıza ve kendi anne babalarımızın tavsiyelerine güveniyoruz. Duyduğumuz ve gördüğümüz her şeyden etkilenip, şüpheleniyoruz. Artık bir de sosyal medya gerçeği var. Sosyal medya ve İnternet ile anne babalık yapan ilk jenerasyon olarak nelere dikkat etmeliyiz? Kafamızı daha fazla karıştırmadan kendimize bir yöntem belirleyebilir miyiz?

Sosyal medyada hayatımızdaki her şeyi paylaşıyoruz. Ne yediğimizi, ne içtiğimizi, kimlerle görüşüp, nelere gittiğimizi hatta ne düşündüğümüzü bile.. Çoğu zaman bunun sonuçlarını düşünmüyoruz. İş ortamındaki tanıdıklarımızın, ailemizin, arkadaşlarımızın bu kadar karıştığı, özel hayatımızın deşifre olduğu ve üstelik tüm bunları kendi isteğimizle yaptığımız bir durumu sosyal medyadan önce belki çok ender durumlarda yaşamıştık.

Ailemizin Yeni Bireyinin Özel Hayatı

Herkes onun fotoğraflarını sabırsızlıkla bekliyor. Nasıl giyiniyor, nerelere gidiyor, nasıl davranıyor, hepsi merak uyandırıyor. Peki, tüm bunlar çocuğumuzun özel hayatını, kendi bilgisi ve rızası olmaksızın sosyal medyada paylaşmak için yeterli bir neden mi? Çocuğunuzun fotoğraflarını, halihazırda bulunduğu mekan bilgisini paylaşmadan önce bunun sonuçları konusunda eşinizle konuşmanızda yarar var. Güvenlikten özel hayatın gizliliğine, insanlar için önemli olan birçok konuyu, birkaç beğeni için gözardı etmemek gerekiyor. Eğer paylaşmaya karar verirseniz de fotoğrafların gizlilik durumunu belirleyerek sadece arkadaşlarınızın görmesini sağlayacak uygulama ayarını seçmenizi tavsiye ediyoruz. Banyodayken çok sevimli göründüğünü ve köpüklerin arasında bir melek gibi olduğunu kabul etmek gerek. Bununla birlikte bir aile albümü yaparak, bu özel fotoğrafları sadece aile içinde paylaşmalıyız.

Sosyal Medyada Geçirdiğimiz Saatler

Sosyal medya çok çekici. Başka nerede yüzlerce insanla sohbet ortamı sağlayabiliriz ki? Geleceğimize kayıtlar bırakmak, çok temel bir dürtüyle ilgimizi çekiyor. Ancak birçok kişi için bağımlılık haline gelen sosyal medyadaki aktifliğimizin de bir sınırı olmalı. Küçük çocuğumuz olduğunda sosyal aktivitelerden, sinemadan, tiyatrodan daha uzak kalıyoruz ve her şeyi sosyal medyadan takip etmeye çalışıyoruz. Çocuk sağlığı, beslenme ve diğer paylaşımlardan çok etkileniyoruz. Halbuki bu hayatımızın yeni bir dönemi ve çocuğumuzla birlikte sosyalleşeceğimiz etkinlikleri keşfetmemiz gerekiyor. Onunla geçirdiğimiz vakit çok değerli. Eğer gelişimi için etkin faaliyetleri seçer ve doğrudan izlersek, her paylaşımın bizi endişeye düşürmeyeceğini fark edebiliriz. Bu yüzden sosyal medyadaki varlığımızı haftanın belli günleri ve birkaç saatle sınırlamayı düşünmeliyiz. Yaratıcı aktivitelere, evde geçirilen zamanın kalitesine özen göstererek, çocuğumuzun gelişim süreçlerinde geri kalmamalıyız.

Sosyal Medya Dışında Çocuğumuzla Yapılabilecek Aktiviteler

Pakolino tarafından 3-7 yaş arası çocuklar için tasarlanan aktivite kutuları, okul öncesi ve anaokul döneminde çocuğunuzun zihinsel gelişimini ve duygusal zekasını ilk plana alarak tasarlandı. Abone olarak aktivite kutularının sıralamalarını doğru izleyip çocuğunuzun kazandığı yetenekleri pekiştirebilirsiniz. 5 yaş aktivite kutuları ve diğer aktivite kutuları içinde tüm talimatlar bulunduğu için rahatlıkla çocuğunuzun gelişimini ilk elden gözlemleyebilirsiniz.