Uzman Görüşü: Çocuğunuza Yemek Yedirirken Ne Yapmalı, Ne Yapmamalı?
Çocukların yemekle doğru bir ilişki kurması önemli. Yemek yemek doğal bir ihtiyaç ve bir çok kişi için keyifli bir aktiviteyken, bazı çocuklar için yapılması mecburi bir aktivite haline geldiğinde yemek saatleri hem çocuk hem de aile için zorlayıcı geçebiliyor. Aileler haklı olarak çocuklarının iyi beslenmesini, fiziksel gelişimi için yeterli besinleri almasına özen gösteriyor. Fakat bazen bunun yanında çocuğun yemek ile kurduğu ilişkinin önemi unutuluyor. Örneğin sırf rahat yemek yesin diye televizyon ya da tablet karşısında yemek yedirilen çocuk, izlediği şeye yoğun olarak odaklanacağı için yemek yemek onun için keyif aldığı bir şey yerine otomatik olarak yaptığı bir aktivite haline geliyor. Yediği yemeğin tadı, tuzu, şekli, kokusu, ondan aldığı keyif gibi yemekle doğru bir ilişki kurmasını sağlayacak bir çok deneyimi fark edemiyor. Bu durum aynı zamanda damak tadının gelişimini de yavaşlatabiliyor. Ayrıca genelde televizyon ya da tablet karşısında yemek yiyen çocukların kendi kendilerine yemek yeme alışkanlıklarının gelişiminin de geciktiğini görüyoruz. Çünkü çoğu zaman çocuk izlediği şeye öyle bir dalıyor ki, yemeği bir yetişkinin kendisine yedirmesi gerekiyor. Bu durum da öz bakım becerilerinin, el kaslarının, el göz koordinasyonunun gelişimine katkı sağlayacak bir aktivitenin engellenmesine sebep oluyor. Elbette bazen istisnai durumlar olabilir ama bunun bir alışkanlık haline gelmesi çocuğun yeme alışkanlığını olumsuz yönde etkiliyor. Ayrıca yemek yedikten sonra televizyon izleme saati bitiyorsa, çocuğunuz özellikle televizyonu daha uzun izlemek için yemek sürecini uzatıyor olabilir. Bu yüzden televizyon izleme saatinin yemek öncesinde ya da sonrasında olması daha yararlı olacaktır. Yemek sırasında televizyon ya da tablet yerine çocuğunuzun seçeceği bir müzik dinleyebilirsiniz, sohbet edebilirsiniz.

Bunun yanında çocuklara ancak yemek yerse elde edebileceği ödüller sunmak, (yemek yersen parka gidebiliriz, yemek yersen telefonla oynayabilirsin gibi) çocuğun gözünde yemeği kötü gösteren bir şey. Farkında olmadan çocuğa, istediğin şeye ancak yemek yersen ulaşabilirsin, önce sen benim istediğimi yap sonra ben senin istediğini yapayım gibi çocuğun yemekle olumlu bir ilişki kurmasını engelleyen mesajlar veriliyor. Bunun yerine bu tarz şeyleri, çocuğunuza ödül olarak sunmaktansa söylediğiniz şeyin varsa mantıklı bir açıklamasını yapıp, çocuğunuza seçim hakkı tanıyabilirsiniz. Örneğin yemek yemeden parka gidersek orada çok acıkabilir ve rahatsız olup çabuk dönmek zorunda kalabiliriz. Bu yüzden yemek yemeden parka gidemeyiz. İstersen yemek yemeyip evde kalmayı seçebilirsin ya da yemeğini yiyip hemen parka gitmeyi seçebilirsin. Bu durum çocuğunuzun konu ile ilgili kontrolün kendisinde olduğunu ve seçim hakkına sahip olduğunu hissetmesini sağlayacaktır. Bu da hem gene yemekle ilgili olumlu bir ilişki kurmasına hem özgüven gelişimine hem de benlik saygısının oluşumuna çok büyük katkı sağlayacaktır. Çocuklara seçim kelimesini kullanmak çok alışıldık bir durum değil aslında çoğunlukla duymaya çok ihtiyaçları olan bir kelime. Hangisini seçmek istersin ya da bunun seçimini sen yapabilirsin gibi cümleler oyun terapisinde de çok kullandığımız ve çocukları çok iyi hissettiren cümlelerdir. Aynı zamanda gene sınır koyarken tavsiye ettiğim gibi sizin çizdiğiniz bir çerçeve içinde çocuğunuza seçim hakkı tanımış olacaksınız.

Uzm. Psk. Melis Özmen