Tutturan Çocuğu Sakinleştirmenin Püf Noktaları

Bu hafta sizlere çocukların duygularıyla baş edemediği durumlarda onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi anlatmak istiyorum. Öfke, korku, üzüntü, endişe gibi duygular hepimizin zaman zaman tattığı, yaşanması normal olan duygulardır. Fakat çocuklar bu tarz negatif duygularla nasıl baş edebileceklerini bazen bilemiyorlar. Bu yüzden zaman zaman ağlama krizleri yaşanabiliyorlar. Ya da vurma, atma, ısırma gibi davranışlarla bu duygularını dışarı çıkartmaya çalışıyorlar. Duyguları dışarı yansıtmak sağlıklı bir şey olsa da bunu nasıl yaptığımız önemli. İşte bu noktada çocuklara duygularını sağlıklı bir şekilde dışa vurmayı öğretmemiz gerekiyor. Çocuğun kişiliğine ya da duygusuna değil yanlış olan davranışına müdahale etmemiz gerekiyor. Amaç doğru davranışı öğretmek ve bunu yaparken çocuğa yanlış mesajlar vermemek, çocuğun duygularını incitmemek. Tam tersi var olan duygusu her ne olursa olsun kabul etmek, onu anladığımızı, olduğu gibi kabul edip sevdiğimizi hissettirmek. Öbür türlü duyguya müdahale ettiğimizde ya da bunda korkacak, üzülecek ne var ki gibi bir tavır takındığımızda, çocuğun aldığı mesaj “bunu hissedemezsin” oluyor. Bu da çocuğa anlaşılmadığı, kendisinin yanlış olduğu, değersiz olduğu,sevilmediği gibi mesajlar verebileceği gibi çoğu zaman daha çok öfkelenmesine yol açıyor. 


Öncelikle çocuklara hissettikleri bu duyguların normal olduğunu öğretmek gerekiyor. Bunun için bu duyguları isimlendirmek, söze dökmek çok işe yarıyor. Yani ilk hedef çocuğun duygularını tanımasını ve adlandırabilmesini sağlamak. Çocuk bir duyguyu yoğun bir şekilde hissettiğinde, duygu yansıtması dediğimiz şeyi yapmak yani hissettiği duyguyu onun için adlandırmak önemli. “Şuan biraz üzüldün, şuan öfkelisin, sanırım bu seni biraz korkuttu, vb.” cümlelerle çocuğun duygusunu yansıtmak ilk adım olacaktır. Hatta bu duygusunun nedenini biliyorsanız bunu da söyleyebilirsiniz. Böylece çocuğunuz nelere öfkelenip, nelerden korktuğunu daha iyi anlayacak, neden-sonuç ilişkisini daha rahat kuracaktır. Burada dikkat edilmesi gereken kesin yargılardan uzak durmak. Bu yüzden daha çok kendi tahmininizmiş gibi söyleyip, çocuğun tepkisine bakmanızı öneririm. Örneğin “ Sen bu oyuncağı almak istemiştin fakat ben şuan alamayacağımızı söyledim. Bu da sanırım seni biraz üzdü.” ya da “Şuan seninle ilgilenmemi istedin ama ben babanla konuştuğum için sanırım sen biraz kızdın.” gibi cümleler kullanabilirsiniz. Bu ilk adımın ardından çocuğunuz öncelikle hissettiği şey söze döküldüğü için rahatlayacak, anormal bir durum olmadığını görecek ve en önemlisi sizin tarafınızdan anlaşıldığını hissedecek. Bu bile başlı başına son derece işe yarayan bir şey. Çok basit gibi gözükse de bazen çocuğa yalnızca anlaşıldığını hissettirmek bile çok işe yarayabiliyor. Bazen sadece bununla bile konu kapanabiliyor. Konu bir cümleyle kapanmasa bile çocuğunuz anlaşıldığını hissettiği için artık sizi daha rahat dinlemeye başlıyor. Aslında belki de sizinle inatlaşma yoluna gidecek olan çocuğunuzun bu cümlenizle bir anda ilgisini çekmiş oluyorsunuz.

Bu noktada sınır koyma ve/veya alternatif çözüm önerme yöntemi devreye giriyor. Sınır koyarken çocuğunuzla göz teması kurmanız ve kendinizden emin otoriter bir tavırla konuşmanız önemli. Otorite kızarak değil, ancak güçlü, net ve tutarlı bir tavırla olur. Burada kısa ve net bir şekilde çocuğun o davranışına izin veremeyeceğinizi belirtmeniz gerekiyor.

Örnek birkaç cümle:

• “Canımın acımasını istemiyorum, bana vuramazsın”
• “Bu oyuncak atmak için değil, kırılırsa üzülebilirsin ve ben senin üzülmeni istemiyorum.”
• “Bu yaptığın şey canını acıtabilir, ben annen/baban olarak seni korumak zorundayım. Bu yüzden buna izin veremem.”

Bazen aileler bu adıma kadar gelip duruyor ve sonra yöntemin işe yaramadığını düşünebiliyorlar. Çünkü en önemli adımı kaçırıyorlar. Çocuğu anladık, bir parça rahatlattık, sınır koyup durdurduk. Ama çocuğun duygusu hala orada ve ona bu duyguyla ne yapabileceğini söylemedik. Asıl amacımız çocuğa duygusunu sağlıklı yollarla çıkartabilmesini öğretmek. Bunun için de ona alternatif yollar sunmalıyız. Bu alternatif yollar bazen söze dökmesini sağlamakla ilgili bazen de oyunu kullanarak deşarj olması şeklinde.

Alternatif çözüm üretmekle ilgili örnek cümleler:

• Şuan bu duruma biraz sinirlendin ve bana vurdun. Bana vurmana izin veremem ama istiyorsan yastığa vurabilirsin. “Sana kızdım” diyebilirsin.
• Bu oyuncak atmak için değil. Ama bir şey atmak istiyorsan, topu atabilirsin. İstersen gel beraber top oynayalım. Topu potaya atabilirsin.

Burada gözden kaçırılmaması gereken bir nokta eğer çocuğunuz kriz halinde ağlıyorsa zaten sizi duymayacaktır. Bu yüzden öyle bir anda önce sakinleşmesini beklemek ve sonrasında bu konuşmayı yapmak daha iyi olacaktır. Sakinleşmesini beklerken, gene duygusunu yansıtabilir ve onun yanında olduğunuzu sakinleşene kadar onunla beklediğinizi söyleyebilirsiniz. Sonrasında alternatif yolları ona sunabilirsiniz. Böyle anlarda çocuğu tek başına odasına yollamak, ne yapacağını bilemediği bu duyguyla onu yalnız bırakmak olacaktır. Bu da duygusal anlamda onu daha çok yıpratacaktır. Böyle anlarda çocuğunuzun, sizin onun yanında olduğunuzu ve her halinle onu sevip, koruduğunuzu hissetmesi önemli.

Önümüzdeki hafta çocuğunuza alternatif yollar sunmakla ilgili ve çocuğun günlük hayatında duygularını rahatça dışa vurabilesi için oynayabileceği oyunlarla ilgili bilgiler paylaşacağım. Hepinize huzurlu ve keyifli bir hafta dilerim. :)

Uzm. Psk. Melis Özmen