Kurucumuz Pınar Ramsay, Magg4 ile Buluştu!
Kurucumuz sevgili Pınar Ramsay Magg4 ile buluştu, ortaya keyifli bir sohbet çıktı. Siz de Pakolino’nun oluşum evresini, kutuların tasarım süreçlerini, STE(A)M eğitiminin önemini ve dijitalleşen gündelik pratiklerimizin çocukların dünyasına nasıl yansıdığı üzerine verimli bir röportaj okumak isterseniz, hadi koltuğunuza yaslanın!

Okurlarımız için kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?
3-7 yaş arası çocuklar için STE(A)M eğitimini evde destekleyen Pakolino aktivite kutularının kurucusuyum. Üsküdar Amerikan Lisesi ve Koç Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra önce finans sektöründe, daha sonra 10 yıl boyunca tekstil sektöründe çalıştım. Tekstilde iş geliştirme, stratejiden başlayıp, imalata oradan buyer’lığa kadar uzanan bir kariyerim oldu. Anne olduktan sonra 2 sene kadar kariyerime ara verdim. Bu dönemde önce benim gibi yeni anne olan tekstilci bir arkadaşımla, 0-24 ay çocuklara tişört ve tulum tasarladığımız bir marka kurduk. Kızım ana okuluna başladıktan sonra, yanında gönderdiğim yedek kıyafetler arkadaşlarıyla karışmaya başlayınca isme özel, ütüyle yapışan etiketler tasarlayıp sattığım bir site kurdum. Sonrasında tam zamanlı tekrar çalışmaya karar verdiğimde, o sırada kurulmakta olan Türkiye’nin zamanında en büyük fashion e-commerce sitesinin kuruluş ekibinde yer aldım. 2015 yılında ise Pakolino’yu hayata geçirdim.

Pakolino’nun oluşum süreci nasıl gelişti, anlatabilir misiniz? Nasıl bir ihtiyaç sonucu fikir ortaya çıktı?
Çalışan bir anne olarak çocuğumla geçirdiğim kısıtlı zamanı hem daha eğlenceli ve hem de kaliteli geçirebilmek adına özellikle kutu oyunlarına ve aktivitelerine merak sardım. Sürekli, çocuğumla bugün ne yapsam, evde hangi malzemeleri bulundursam, onun gelişimine ben nasıl destek olsam diye çabalarken yurtdışında abonelik sistemiyle çalışan aktivite kutularını keşfettim. Her ay kapınıza gelen bu kutular, hem çocuğunuzun gelişimine destek olmak hem de ailece birlikte kaliteli zaman geçirebilmek için pratik ve ekonomik bir çözüm. Bu noktada Türkiye’de anne çocuk dikeyinde bir projeye yatırım yapmak isteyen bir venture builder olan Collective Spark ile tanıştım ve onlardan aldığım yatırımla yurtdışına çok başarılı olan üyelik sistemiyle çocuklar için aktivite kutularını Türkiye’de kurmaya karar verdim.

“Çocuklarımızın gelecekte fizik, kimya, biyoloji ve matematik gibi temel bilimlerin ortaya koyduğu kuramsal bilgileri alıp teknoloji ve mühendisliği harmanlayarak yaşama değer katacak yenilikler yapması gerekecek.”

Pakolino kutularının içeriklerini neye göre hazırlamaktasınız? Tasarım sürecinden bahsetmeniz mümkün mü?
Çoklu zekâ teorisinin kurucusu Howard Gardner 21. yüzyıl becerilerinin önemini vurgulayan bir uyarıda bulunarak çocuklarımızın makinelerin yapamadığı işleri yapabilecek bilgi ve becerilerle donatılması gerektiğini belirtiyor. Yani çocuklarımızın gelecekte fizik, kimya, biyoloji ve matematik gibi temel bilimlerin ortaya koyduğu kuramsal bilgileri alıp teknoloji ve mühendisliği harmanlayarak yaşama değer katacak yenilikler yapması gerekecek. Onun görüşüne göre aslında yüzyıllardır toplumların sadece çok küçük bir bölümünde yeterli olan “yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme, işbirlikli çalışma” becerileri 21. yüzyılda hayatta kalabilmek için gerekli bir tür “evrensel okuryazarlık” olacak.

STE(A)M Eğitimi; teorik bilginin uygulamaya, ürüne ve yenilikçi buluşlara dönüştürülmesini amaçlayan, çocukların okul öncesinden başlayarak fen bilimleri, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematik alanlarında öğrendikleri bilgileri bir bütünün parçaları olarak görmelerini sağlayan bir eğitim yaklaşımı olarak son yıllarda önem kazandı. Bugün bir çok önde gelen eğitim kurumu çocukların evrensel okuryazar olmalarını bütünleştirici STE(A)M eğitimi ile sağlamayı hedefliyor.

Amerika’da ve Avrupa’da son yıllarda oldukça yaygınlaşan, Türkiye’de de yeni yeni önemi vurgulanmaya başlanan bu eğitim sistemi bize de kutu içeriklerini tasarlarken ilham veriyor. Çünkü okul öncesi dönemde çocuğun ailesi tarafından desteklenmesi ve okulda verilen eğitimin evde de devam edebilmesi çocuğun anlamlı öğrenmesinde çok önemli.

Okul öncesi dönem çocuklarında STE(A)M becerilerini geliştirecek en etkili yol “oyun”. Biz de buradan yola çıkarak aktivitelerimizi tasarlıyoruz. Kutularımızdaki aktivitelerle çocukların küçük motor, büyük motor, araştırma, keşfetme, yaratıcılık, dil ve duygusal gelişimini destekliyoruz. Her ay farklı bir temada 3 aktivite için gerekli tüm malzemeleri ve tema dergisini üyelerimizin adresine gönderiyoruz. Önce mevsimleri ve dokunmak istediğimiz ana konuları göz önünde bulundurarak yıllık tema takvimi çıkartıyoruz. Daha sonra hem yurtdışındaki örnekleri takip ederek hem de yeni fikirleri hayata geçirerek aktivitelerimizi tasarlayıp, birlikte çalıştığımız çocuk psikoloğumuzun da onayından geçirdikten sonra özel olarak üretiyoruz.

Tasarım ayağında 3 prensibi hep göz önünde bulunduruyoruz; ya aktiviteyi yaparken çocuklar eğlensin ve öğrensin (deney tarzında aktivitler), ya bitirdikten sonra sergileyebildikleri bir şey olsun (sanat aktiviteleri gibi), ya da hazırladıktan sonra onunla oynayabilsinler (kukla, masabaşı kutu oyunları gibi).

Günümüzde hızla dönüşen bir dünya içinde, gittikçe dijitalleşen gündelik pratiklerimizin çocukların dünyasına nasıl yansıdığını düşünüyorsunuz?
Dozunda ve doğru kullanıldığında teknoloji ve dijitalleşen hayatımız çocuklarımız için müthiş fırsatlar sunuyor. Doğru içerik ve aplikasyonlar dozunda kullanıldığında çocukların el göz koordinasyonlarını artırırken, dil gelişimini desteklemekte ve problem çözme ve araştırma becerilerini geliştirmekte. Ancak dijital dünyanın gerçek dünyayı ve hayatımızı tamamlayıcı ve geliştirici nitelikte olması gerekiyor. Maalesef çoğu zaman dijital hayatın, çevrimdışı hayatımızı tamamlamak yerine, onun yerini aldığını görüyoruz.

Yüz yüze sohbet etmek yerine mesajlaşmak; açık havada zaman geçirmek, spor yapmak yerine sadece bilgisayar oyunları oynamak; kitap okumak yerine video seyretmek; üretmek yerine sadece tüketmek… Sadece tablette puzzle yapan bir çocuğun önüne gerçek bir puzzle koyduğunuzda yapamadığını göre anne babalar çok şaşırıyor. Aynı aktiviteymiş gibi görünse gerçek hayattaki puzzle, dijitale göre birçok farklı beceri gerektiriyor. Gittikçe daha az sokakta zaman geçiren, daha az hareket eden çocuklarda obezite her geçen gün artıyor. Sadece dijital ortamlarda sosyalleşmeye başlayan çocuklar, gerçek hayatta anlamlı ilişkiler kurmakta zorlanıyor. Anne babalar olarak çocuklarımızla daha az baş başa, kaliteli ve kesintisiz zaman geçirmeye başladık; çünkü sürekli “online”ız ve gözümüzün bir ucu hep telefonumuzda. Bu da çocuklarımızın hem özgüvenini zedeliyor hem de kendilerini değersiz hissetmelerine neden oluyor. Kısacası “çevrimiçi” olduğumuz kadar, fişi çekebilmek ve ailece “çevrimdışı” birlikte zaman geçirebilmek çok ama çok önemli.

Esasen bir yandan teknolojik gelişmeler yaşarken bir yandan “eski”nin de pek çok alanda daha belirgin halde olduğu bir dönemden geçiyoruz. Örneğin çocuklar için bir yandan teknolojik pek çok alan açılmışken, (oyunlar, aplikasyonlar, Youtube kanalları, vb.) bir yandan onların el becerilerini geliştirmeye yönelik ve belki daha basit teknolojiler kullanılarak uygulanabilecek teknikleri de pek çok ebeveyn tercih etmeye başladı. Siz bu ikisinin arasındaki dengenin nasıl kurulması gerektiğini düşünmektesiniz? Bu anlamda Pakolino nerede durmakta?
“Dijital Yerli” olan çocuklarımız teknoloji içine doğdular; ellerinde kameralar, akıllı telefonlar, tabletlerle dolaşarak sürekli yeni bir şeyler öğrenebilmek için sorular soruyorlar. Çocukların zaten doğasında olan bu merak ve isteklerini destekleyebilir ve yönlendirebilirsek ancak o zaman öğrenmeleri de anlamlı ve kalıcı olacağına inanıyorum. Bu noktada biz anne babalar olarak küçük müdahalelerde bulunarak çocukların STE(A)M alanlarına yönelik bilgi ve becerilerini geliştirilebiliriz. Eğer çocuklarımıza dünyayı keşfedebilme şansı verir, sorunları çözmek ve kendi bağımsız yargılarını kullanmak için her gün zengin fırsatlar ile karşı karşıya bırakırsak 21. yüzyıl becerileri olarak adlandırılan ve STE(A)M eğitiminin de önem verdiği yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme gibi becerilerini de geliştirebiliriz. Tasarladığımız aktivitelerle, anne babaların çocuklarına oyun yoluyla bu becerileri katmalarını pratik ve eğlenceli hale getiriyoruz. Bir kutuda çocuklar özel tasarlanmış malzemelerle geometrik yapılar ve rampalar tasarlayarak mühendislik ve matematik becerilerini geliştiriyor; diğer bir kutuda kendi tohumlarını ekip, bahçede farklı şekil, renk ve dokulara göre hazine avına çıkarak bitkileri, doğayı gözlemleyerek bilimsel süreç becerilerini geliştiriyor, başka bir kutuda kendi tiyatro sahnesini kurup, farklı karakterler için yarattığı hikâyelerle kendini ifade ediyorken tasarladığımız kutu oyunlarıyla stratejik düşünme ve takım oyunu bilincini güçlendiriyoruz.

Pakolino aktivite kutularıyla anne babaların çocuklarına oyun yoluyla 21. yüzyıl becerileri katmalarına destek oluyoruz.